YAZI YAZMAK
ÜZERİNE BAZI BİLGİLER
2.Hafta makale özeti ŞEVKET RADO
Seslere harf adı verilen semboller
atanmasıyla yazı dili ortaya çıkmıştır. İnsanlar bu sayede kendilerini ifade
edecekleri başka bir alan bulmuşlardır. İnsanlar konuşarak da anlaşırlar fakat
yazı dilinde anlatılmak istenenler kalıcıdır. Bu anlatılmak istenenlerden
gelecek kuşaklar da yararlanır. İnsanın anlatmak istedikleri sadece söz
söylemek değildir. Konuşan insan fikirlerini jest ve mimikleriyle
karşısındakine zihnindekini anlatmak ister. Bunu sadece söz söyleme ile yapmaz,
fikirleri de ona eşlik eder. İnsanın anlatmak istediği zihninde oluşan
fikirdir. Bunu karşı tarafa iletme ihtiyacı duyar. Konuşan bir insan bu
fikirleri beyninde şekillendirip, karşısındakine sunar. Buradaki asıl amaç
fikrin anlamını iletmektir. İnsan anlatmak istediği fikirlerini yazı diline
dökerek adeta onun resmini aktarır. İnsanın bir vasıtayı araya katarak ne zaman
fikir beyan etmek istediği hep araştırma konusu olmuştur. İnsanlar çeşitli işaretlerle, resimlerle
duygu ve düşüncelerini aktarmak istemişlerdir. Bunu da yazının icadı ile
gerçekleştirebilmişlerdir. Başlarda
çizgi ile başlayan yazı serüveni
“Piktografi” denilen resim-yazı şeklinde devam etmiştir. Bu yazının da
Mezopotamya ve Mısır civarında kullanıldığı düşünülmektedir. Ardından çizgiler
ve yazılar gelişerek çivi yazısı ve hiyeroglif yazıyla devam eden yazı serüveni
günümüze kadar gelişmiş ve insanlık için çok önemli bir yere sahip olmuştur.
Peru
Meksika vahşileri gibi diğer kısımlarda da fikir beyan etmek için bazı şekiller
kullandıkları görülmektedir. İnsan hangi çağda, hangi zamanda olursa olsun hep
anlatmak, fikir belirtmek, anlaşılmak istemiştir. Bu insanlar şekille veya
resimle bir şekilde fikirlerini beyan etmişlerdir. İnsanların ne zaman fikir
beyan etmek istedikleri ve bunu ne zaman yapmak istedikleri tam olarak
bilinmemekle beraber, bu konuda akıl yürüten bilginler bulunmaktadır.
İnsanların anlatma gereği duyduğu düşünülmektedir:
İnsan anlatmak zorunda olan bir
varlıktır. İki türlü zorunluluğu vardır. Birincisi gelecek nesillere
yaşadıklarını, hissettiklerini, deneyimlerini aktarmak istedikleri içindir.
İkinci zorunluluk ise uzaktaki diğer bir insanla iletişim kurmak istemesinden
dolayıdır. İnsan sosyal bir varlıktır. Diğer insanlar ihtiyaç duyar. İlkel
zamanlarda uzaktaki insanlarla da iletişim kurma ihtiyacı doğmuştur ve bunu
yazı ile yapmışlardır. İşte insanlık uzaktakine araya koyduğu vasıta ile
uzaktakiyle iletişim kurmak istemiş, geleceğe miras bırakmak istemiş, ticaret
ve fetihler olsun birçok alanda fikirleri için bir vasıtaya ihtiyaç duymuştur.
İnsanlık bunu ne zaman yapmak istemiş?
Birçok
uzmana göre tarihi Mısır medeniyetine dayanmaktadır. Menes adı verilen kişiyle
ilişkisi olduğu düşünülmektedir fakat hiyeroglif yazısının Menesten önce var
olduğu kanıtlanıştır. Mısır hiyeroglif yazısı başlarda tabletlere birkaç şeklin
resmedilmesiyle başlamıştır. Daha sonra yavaş yavaş gelişmiş ve her şekil bir
heceye tekâmül edecek şekilde gelişmiştir. Mısır hiyeroglif yazısın tarihi net
olarak bilinmemekle beraber, birçok uygarlık bu yazıdan etkilenmiştir ya da
Mısırlılar ile iletişime geçerek bu yazıdan haberdar olmuşlardır. Resimli
yazıya nazaran harflerle fikir anlatmak daha kolaydır. Birçok kişiye göre
resimli yazı ile iletişim kurmanın iki üstünlüğü vardır:
1. Herkesçe
kabul edilen işaretlerle birçok farklı dilden insanın iletişim kurmasını
sağlar.
2. Anlatılmak
istenen bir şeyi birkaç şekille daha pratik bir şekilde anlatılabilir. Bu
birkaç şeklin görevini harfler de yapar fakat şekillere nazaran daha uzun
sürer.
Harf şekillerini ilk hangi milletin
oluşturduğu tam olarak bilinmemektedir. Bu konu da çok fazla farklı görüş
mevcuttur. İnsanlar zamanla medeni
olarak ilerleyerek anlatımda zorlanmışlar ve her şeklin kendi manasını
oluşturmuşlardır. Daha sonra bu süreç her sese bir harf atama ile devam
etmiştir. Harf biçimlerinin hangi milletten doğduğu kesin olamamakla beraber uzmanlara
göre tarihi Mezopotamya medeniyetlerine dayanmaktadır. Birçok yazı dilinin kaynağı
Mısır resimli yazısıdır. Bakıldığı zaman harf şekilleri, dizilişleri bakımından
Yunanca ve Latinceye bu harflerde etkilendikleri apaçıktır. Yunan yazısı büyük
oranda İbrani yazısından etkilenmişti. Bu uzmanlar tarafından su götürmez bir
gerçektir. Yunanların bu konuda itirazları olmaktadır. Genel olarak bakacak
olursak harf kullanmanın tarihi Mısırlılara ve Fenikelilere dayanır. Harfler
yayılmaya başladıkça Mısırdaki hiyeroglif sadeleşmeye başlamıştır. Uzmanlar her
ses için bir harf atayarak heceyi oluşturanların İbraniler olduğunu
belirtmişlerdir. İbraniler yani Beni İsrail’iler arasında harf yaygınken
Yunanlıları ve Fenikelileri de etkileyerek yaymışlardır. Kartaca ve İspanyollara
Fenikeliler götürmüştür. Amerika ve Çin’de bu tarz bir etkilenme gelişme
olmamış çünkü medeniyetleri fikir iletecek kadar ilerlememişlerdir.
İşte
fikir alışveriş aracı olan harfler medeniyet ile beraber bugüne kadar bu
şekilde gelişme göstermiştir.
BENZERLİK ORANI%0'DIR.
Yorumlar
Yorum Gönder